İçeriğe atla

Çölyak Hastalığı (Gluten Enteropatisi)

Güncelleme: 10 May 2026

🧬 1. Tanım, Epidemiyoloji ve Risk Grupları

Çölyak hastalığı; genetik olarak yatkın bireylerde (HLA-DQ2/DQ8 pozitif) buğday, arpa ve çavdarda bulunan glutene karşı gelişen immün yanıtın tetiklediği; ince bağırsak mukozasında inflamasyon, kript hiperplazisi ve villüs atrofisi ile karakterize kronik, sistemik bir otoimmün enteropatidir. Çoklu sistem tutulumu yapabilen "klinik bir bukalemun" olarak kabul edilir.

Epidemiyoloji ve Yüksek Riskli Gruplar

Küresel prevalansı %1-1.4 civarındadır ve kadınlarda daha sık görülür. Hastalık prevalansının yüksek olduğu tarama endikasyonu olan risk grupları şunlardır:

  • Birinci ve ikinci derece akrabalar.
  • Tip 1 Diabetes Mellitus, otoimmün tiroidit ve otoimmün karaciğer hastalığı olanlar.
  • Genetik Sendromlar: Down, Turner ve Williams sendromu.
  • İmmünolojik Durumlar: Selektif IgA eksikliği ve Juvenil İdiopatik Artrit (JIA) hastaları.

🔬 2. Etiyopatogenez ve Doku Hasarı

Hastalığın gelişiminde, genetik yatkınlık (vakaların >%95'inde HLA-DQ2 veya DQ8 heterodimeri), diyetsel gluten (gliadin fraksiyonu) ve bağırsak geçirgenliğini/mikrobiyotayı değiştiren çevresel faktörler bir arada rol oynar.

Moleküler Mekanizma (YDUS Spotu)

Mukoza bariyerini aşan gliadin peptidleri, bağırsaktaki doku transglutaminaz (tTG) enzimi tarafından deamide edilir. Bu deamidasyon, gliadinin HLA-DQ2 ve DQ8 moleküllerine olan afinitesini çok güçlü bir şekilde artırır. Antijen sunan hücrelerin aktive ettiği CD4+ T lenfositler, yoğun bir proinflamatuar sitokin salınımına ve B hücre aktivasyonuna (spesifik otoantikor üretimi) yol açarak mukoza bütünlüğünü bozan doku yıkımına ve villüs atrofisine neden olur.

🎭 3. Klinik Fenotipler ve Semptomatoloji

Klasik Çölyak

Erken çocukluk çağında tipiktir. Yoğun malabsorpsiyon bulguları (kronik ishal, steatore, ciddi kilo kaybı, abdominal distansiyon ve büyüme geriliği) hakimdir.

Subklinik (Sessiz) ve Potansiyel

  • Subklinik: Semptom yok, seroloji pozitif ve enteropati (villüs atrofisi) VAR.
  • Potansiyel: Seroloji pozitif (tTG veya EMA), ancak biyopside mukozal mimari NORMAL (villüs atrofisi yok).

Klasik Olmayan (Ekstraintestinal) Çölyak

Erişkinlerde ve daha büyük çocuklarda en sık görülen formdur. En sık başvuru nedeni gastrointestinal semptomlardan ziyade; açıklanamayan demir eksikliği anemisi, osteopeni/osteoporoz, kronik yorgunluk ve hipertransaminazemidir. Nörolojik tutulumlar (gluten ataksisi, periferik nöropati), puberte gecikmesi, kısırlık ve tekrarlayan düşükler gözlenebilir.

Dermatitis Herpetiformis: Yoğun kaşıntılı, ekstansör yüzeylerde (dirsek, diz) veziküllerle seyreden spesifik kutanöz belirtidir. Hastaların hemen hepsinde altta yatan çölyak patolojisi bulunur.

🔬 4. Tanısal Algoritma ve Güncel Yaklaşımlar

Kritik Kural: Doğru bir tanı, testler yapılmadan önce hastanın mutlaka yeterli miktarda gluten içeren diyetine DEVAM EDİYOR olmasını gerektirir!

A. Serolojik Değerlendirme

İlk basamak test: IgA anti-doku transglutaminaz (tTG-IgA) + toplam serum IgA seviyesi. Eşlik eden selektif IgA eksikliği varsa yalancı negatifliği önlemek için IgG bazlı testlere (DGP-IgG veya tTG-IgG) başvurulur. EMA-IgA seropozitifliği doğrulamak için yüksek spesifiteye sahip referans belirteçtir.

B. Endoskopi ve Histopatoloji (Altın Standart)

Yamalı tutuluma karşı duodenal bulbusdan (1-2 adet) ve distal duodenumdan (en az 4 adet) biyopsi alınır. İntraepitelyal lenfositoz, kript hiperplazisi ve/veya villüs atrofisi Modifiye Marsh-Oberhuber (Evre 1-3c) ile evrelendirilir. Seropozitif hastalarda Marsh 2 veya 3 tanıyı kesinleştirir.

C. Biyopsisiz Tanı (No-Biopsy Approach) Kriterleri

  • Pediatrik (ESPGHAN): Semptom durumuna bakılmaksızın; tTG-IgA düzeyi ≥ 10x ULN (normalin üst sınırının 10 katı) olan ve 2. farklı kan örneğinde EMA-IgA pozitifliği saptanan çocuklarda direkt tanı konur.
  • Yetişkin (2025 ESsCD): Alarm (kırmızı bayrak) semptomu olmayan 45 yaş altı yetişkinlerde tTG-IgA seviyesi ≥ 10x ULN ise ve tekrarlayan seroloji bunu doğruluyorsa, hasta onayı ile biyopsiden kaçınılabilir.

D. Genetik Testin Yeri (HLA-DQ2/DQ8)

Tanı koydurucu değildir ancak negatif prediktif değeri ~%99'dur. Seroloji/biyopsi uyumsuzluğunda, potansiyel çölyakta veya zaten diyete başlamış olanları ekarte etmede kilit rol oynar.

💊 5. Tedavi, Uzun Dönem Takip ve Komplikasyonlar

Diyet ve Nutrisyonel Yönetim

Tek tedavi ömür boyu sıkı Glutensiz Diyet (GFD)'dir. (Günde 10 mg üstü veya kontaminasyon inflamasyonu başlatır). Teşhiste demir, folat, B12, D vitamini ve kalsiyum depoları doldurulmalıdır.

Kemik Sağlığı ve Aşılama (Sınav Spotu)

İkincil hiperparatiroidi ve kalsiyum emilim defekti nedeniyle çift enerjili X-ışını absorpsiyometrisi (DXA) taraması şarttır. Çölyak hastalığı sıklıkla fonksiyonel aspleni (hiposplenizm) ile ilişkili olduğundan, hastalara Pnömokok aşısı mutlaka önerilmektedir.

İzlem Dinamikleri

İlk yıl 3-6 aylık periyotlar, sonrasında yıllık kontrol. Serolojideki (tTG-IgA) düşüş mukozal iyileşmenin en iyi göstergesidir. Erişkinlerde iyileşmeyi görmek için tanıdan 1-2 yıl sonra kontrol biyopsisi düşünülebilir.

Refrakter Çölyak Hastalığı (RCD) ve Malignite

Diyetisyenle doğrulanan tam GFD kısıtlamasına rağmen en az 12 aydır klinik semptomların ve histolojik villüs atrofisinin devam etmesidir. T-hücre klonalitesine göre Tip 1 ve Tip 2 olarak ayrılır.

Malignite Riski: Tip 2 RCD tablosunda veya tedavisiz uzun süreli hastalıklarda, başta Enteropati-İlişkili T Hücreli Lenfoma (EATL) ve ince bağırsak adenokarsinomu olmak üzere gastrointestinal sistem (GİS) malignite riski ciddi boyutta artar. Endoskopik sürveyans hayatidir.

🗓️ 1. İzlem Sıklığı, Zamanlaması ve Klinik Değerlendirme

Çölyak yönetimi ömür boyu süren multidisipliner bir izlem gerektirir. İlk klinik değerlendirme ve diyetisyen kontrolü, tanıdan sonraki 3. ila 6. aylarda yapılmalıdır. Uyum sağlanıyorsa ikinci vizit 12. ayda planlanır; klinik stabiliteye ulaşanlarda izlem aralıkları yılda bir veya iki yılda bir olacak şekilde esnetilebilir.

Klinik ve Antropometrik Hedefler

Çocuklarda antropometrik ölçümler titizlikle izlenmeli, glutensiz diyet (GFD) ardından 1 yıl içinde beklenen telafi büyümesinin (catch-up growth) gerçekleşip gerçekleşmediği kontrol edilmelidir. Gerçekleşmezse, pediatrik endokrinolojiye yönlendirilmelidir.

Diyet Uyumunun Objektif Ölçümü

Diyet uyumunun belirsiz olduğu olgularda gizli gluten maruziyetini saptamak için idrar veya gaitada Gluten İmmünojenik Peptid (GIP) atılımının ölçülmesi, yakın zamandaki gluten kaçaklarını objektif olarak gösteren güncel bir yöntemdir.

🩸 2. Serolojik ve Biyokimyasal Takip Dinamikleri

Serolojik Düşüş (tTG-IgA)

Otoantikorların düşmesi, mukozal yanıtın en önemli indirekt göstergesidir. Antikor titresi genellikle 2-4 haftada düşmeye başlar ve çoğu hastada ilk 12-24 ay içinde normal aralığa geriler. Test, tanıdakiyle aynı kitle yapılmalıdır.

Kritik Tuzağı: Serolojinin negatif olması, bağırsaktaki mukozal hasarın (villüs atrofisi) tamamen iyileştiğinin kesin garantisi DEĞİLDİR.

Nütrisyonel Laboratuvar Takibi

Her izlemde hastanın nütrisyonel durumu laboratuvar üzerinden de teyit edilmelidir:

  • Tam kan sayımı
  • Demir profili (ferritin)
  • B12 vitamini ve folik asit
  • D vitamini, kalsiyum, fosfor
  • Karaciğer fonksiyon testleri (ALT, AST)

🦴 3. Pediatrik ve Yetişkin Takip Farkları (YDUS Spotları)

Kemik taraması (DXA) ve kontrol biyopsisi kararları, yetişkin ve pediatrik gruplar arasında taban tabana zıtlık gösterir:

Kemik Mineral Yoğunluğu (DXA) Yönetimi

  • Yetişkinlerde: Ciddi malabsorpsiyon, geç tanı alma veya önceden geçirilmiş kırık öyküsü bulunanlarda diyetin 1. yılında bazal DXA çekilmesi önerilir. Kemik kaybı varsa D vitamini replase edilip 1-2 yıl sonra DXA tekrarlanır.
  • Çocuklarda (Sınav Spotu): GFD başlandıktan sonra ilk 6-12 ayda kemik mineralizasyonunda mükemmel bir geri dönüş gözlendiğinden, çocuklarda rutin DXA taraması ÖNERİLMEZ!

Kontrol (Follow-up) Biyopsisinin Rolü

  • Çocuklarda (Sınav Spotu): Sıkı bir diyet altında olan ve düzelme sağlanan çocuklarda mukozal iyileşmeyi değerlendirmek için rutin izlem biyopsisi KESİNLİKLE ÖNERİLMEZ.
  • Yetişkinlerde: Mukoza iyileşmesi yavaş veya eksik olabilir. Özellikle >45 yaş tanı alanlarda, şiddetli bulguları olanlarda veya semptomları gerilemeyen/kötüleşenlerde, GFD tedavisinin 1-2. yılından sonra kontrol biyopsisi alınması güçlü şekilde desteklenir (Refrakter RCD ve EATL'yi ekarte etmek için).

🛡️ 4. Aşılama, Yandaş Hastalıklar ve Aile Taraması

Aşılama ve Hiposplenizm

Çölyak hastalarında fonksiyonel dalak yetmezliği gelişme riski bulunduğundan, pnömokok aşısı mutlaka uygulanmalıdır. Ayrıca Hepatit B (HBV) aşısına yetersiz yanıt gelişebildiğinden bağışıklık (Anti-HBs) izlenmeli ve yetersizse rapel doz aşı uygulanmalıdır.

Komorbidite ve Aile Taraması

Hastaların izleminde tiroid disfonksiyonu açısından periyodik tiroid stimülan hormon (TSH) takibi yapılmalıdır. 1. derece akrabalarda risk %10-15'tir.

  • Çocuk Akrabalar: İlk tercih HLA-DQ2/DQ8 genotiplemesidir.
  • Erişkin Akrabalar: İlk tarama adımı olarak seroloji (IgA anti-tTG + Total IgA) önerilir. Taraması negatifse 4-5 yılda bir tekrarlanır.