İçeriğe atla

t(14;18) Negatif FL Vakalarında KMT2D Mutasyonu

Güncelleme: 11 Mar 2026

Genel Durum

Klasik foliküler lenfoma (FL) vakalarının büyük çoğunluğunda (yaklaşık %80-90) KMT2D (MLL2) mutasyonları saptanırken, t(14;18) negatif veya BCL2 negatif FL vakalarında KMT2D mutasyonlarının sıklığı klasik vakalara kıyasla belirgin şekilde daha düşüktür.

Biyolojik ve Patogenetik Anlamı

Geç Germinal Merkez Fenotipi: KMT2D fonksiyon kaybı mutasyonları, lenfosit proliferasyonunu artırıp B hücresi diferansiyasyonunu engelleyerek germinal merkez (GC) hücre genleşmesini (expansion) tetikler. t(14;18) negatif FL'lerde KMT2D mutasyon oranının düşük olması, bu tümörlerin gen ekspresyonu ve mikroRNA profilleriyle de desteklendiği üzere, 'geç germinal merkez (late/exit GC) fenotipine' sahip olmaları konseptiyle biyolojik olarak kusursuz biçimde örtüşmektedir.

Karşılaştırmalı Mutasyon Profili: t(14;18) ve BCL2 rearanjmanı negatif vakalarda KMT2D mutasyon frekansı azalırken, bunun aksine STAT6 genindeki mutasyon sıklığı klasik t(14;18) pozitif FL'ye göre daha yüksek saptanmaktadır.

Spesifik t(14;18) Negatif Alt Tiplerde KMT2D

Pediatrik Tip FL (PTFL): Pediatrik tip FL'ler karakteristik olarak t(14;18) ve BCL2 rearanjmanı içermezler. Bu alt tipte klasik FL'de sık görülen epigenetik modifiye edici gen mutasyonları oldukça nadirdir. Ancak KMT2D mutasyonu, %16 gibi nispeten düşük bir oranda görülmesine rağmen PTFL grubunda en sık saptanan epigenetik modifiye edici alterasyon olarak öne çıkmaktadır.

Primer Kutanöz Folikül Merkezli Lenfoma (PCFCL): Aynı şekilde genellikle t(14;18) negatif olan indolent seyirli primer kutanöz folikül merkezli lenfomalarda (PCFCL); nodal FL'ye kıyasla KMT2D ve CREBBP mutasyonları oldukça düşük bir frekansta (sadece %20-25 oranında) görülmektedir.

Klinik Çıkarım

Sonuç olarak, KMT2D mutasyonlarının t(14;18) negatif FL'lerdeki azalmış frekansı; bu alt grubun klasik FL patogenezinden ayrılarak farklı bir B hücre maturasyon aşamasından (özellikle germinal merkezden çıkış evresi) köken aldığını kanıtlayan klinik ve genetik açıdan kritik bir göstergedir.